Gündem biraz laylaylom trilili kafasına gelmişken -yazının sonuna kadar başıma yeni bir felaket gelmeyecekse- şuraya iki satır yazayım istedim. Son 15 gündür sağlık sorunları sebebiyle evdeyim, 10 kaplan gücünde dizi/film biriktirdim ve tabi sıkıldım artık. Konu hareket etmeyle alakalı olunca 2-3 saat içinde mesela zırt diye her şey geçsin bitsin istiyorum. Aynı sabırsızlığım, hakkında hiçbir şey görmek, duymak istemediğim kişiler ve konular için de geçerli. Kesikler gibi, onlarla ilgili şeyleri görmek istemediğim zamanlarda 2-3 saat içinde buhar olup evrene karışsınlar istiyorum... tabi işler öyle yürümüyor, hayat kendi yolumuzdan gitmemize izin vermiyor. İlla saplantılı şekilde izlememiz lazım, geçilmesi gereken yollarda sürünmemiz lazım, kesiklerin üstüne merhem sürüp beklemek zorundayız vs vs. Kesiklerin üstünden 15 gün geçti, 7 gün daha geçecek. Sonra sonbahar, sonra kış geçecek ve bir yerde izden öte bir şey ifade etmeme safhasına da geleceğiz.
İşte en çok bu bekleme zamanlarında sevdiğim ve sevildiğim insanlarla birlikte olmak istiyorum. Buradaki ve bağlacını her iki koşulun sağlandığı matematiksel bir denklemi ifade etmek için koyuyorum. Çevremize doğal olarak eklenmiş veya sonradan eklediğimiz çeşit çeşit insan modeli var zira ve bazıları için denklemin iki tarafı aynı anda sağlanmıyor. Örneğin Ballard'ın "orta sınıf eşkıyası" diye tanımladığı bir tür, illaki bir şekilde çevre diye tanımladığımız halkaya ekleniyor: Arabasını hırçın kullanan, yüksek sesle konuşan, her şeyi "hallederiz"ciler. İçten içe zavallı, sevgisiz, yalnız olduğunu bildiğimiz ama kendi elimizle de varlıklarını sürdürmelerine destek verdiğimiz, orta sınıf eşkıyaları... Nasıl oluyorsa bu eşkıyalar etrafına kendisini nezaketle ellerinden tutup yukarıya çekmeye adamış 1-2 naif insanı sarmayı başarıyor. Naifler de bundan besleniyor belki. Eşkıya öyle bir nezaketle yukarı çekiliyor ki hep kendi kendine naiflerin üstüne basıp yukarı çıktığını zannediyor. Bir ömür boyunca çukurunu görünmez kılıyoruz el birliğiyle. Bence Mevlana'nın "İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur" sözünü böyle de okumak lazım.
İyi dostları hatırlatan iyileşme dönemlerine...🍷
İyi dostlarıma...🍷 iyi ki varsınız.
Benliğini aslında sadece iyi dostlarına borçlu olanlara...🍷iyi ki varsınız:)