2 Mayıs 2011 Pazartesi

"Ertele(n)me"ye Güzelleme

Fani işlerin, ıvır zıvır kışların peşinden koşarken bir ayın üstüne daha çentik attım, dizi dizi. Y.Ö. tadında kısa kısa cümlelerle bezeli yazılar yazmak istemedim. Haddi zatında, Kadıköy'e aylardır uğramamanın verdiği utançla Kadıköy Üçlemesi'ni, zaten başlığından ibaret olduğu için Anne Ben Mobil Oldum hikayesini iç ettim. Geçen aya dair itiraflarla girizgahı yaptım, rahatladım. O yüzden artık asıl konuma geçebilirim.

Benim gündemim oldum olası hızlı değişir, geceler günler hızlı akar, filler gibi günde 2-3 saat uyurum falan ama sevgili memleketimin gündemi sabahtan akşama öyle ivmeler gösterir oldu ki, şaşıp kalıyorum. Bir delinin kuyuya attığı ucubik proje üstüne değer verip yorum yapasım gelmiyor, o yüzden onu es geçiyorum.

Bugün Pakistan'da sözüm ona Amerikan Kabusu'nu vurmuşlar... Face/Off'taki gibi olacak da bir gün Usame'nin altından "cee ee" diye Bush çıkacak fantazim var benim. O ki vurulan kimdir bilemiyorum.

Bir de Telekomi(k)inasyon İletişim Başkanlığı'nın yayınladığı yasaklı liste var, okudukça kuruma dair şöyle bir kare geliyor gözümün önüne... Makam koltuğundan doğru göbeğini kaşıyan badem bıyıklı amca, camdan dışarı derin derin düşünüp, yan masadaki mesai arkadaşına: 

- La Memet, olm baldızı da yaz...
- ...
- Yaz yaz! Baldız olm ehehehehe. anladın sen onu, baaldan tatlı lan!

Tam bu noktadan itibaren kendimi sarsıp, oh be kabusmuş deyip, gündelik işlerime dönüyorum ve sıklıkla şu sıralar ÖSYM'nin yaptığı herhangi bir sınava girme zorunluluğum bulunmadığı için şükrediyorum, dinimiz amin!

Son bir haftadır en çok da yaz geldi sanıp akabinde yağmuru, soğuğu yemekten mustaribim. Yaz gelsin dedim ama ilkbahara da razıydım. Yaz geldi sandım, yazdım. Şimdi bir türlü anlayamıyorum, yaz geldi mi, ayazda mıyız... arkamız açıkta kalınca, karabasanlar mı gelir, halihazırda yaşananlar zaten bir kabustan mı ibarettir? 

Mevsim yahu sonuçta abartacak ne var derseniz, ben sinek gibiyim... ömrüm iki kış arasındaki sıcak günlerde geçer... "Ey hava yahu biraz delikanlı ol da kışsan sıcak memleketlere göçelim, yok yazsan kıymetini bilelim!" der ve beni özleyin anacım diyerek havadan sudan, çorbadan ekmekten yazıma noktayı koyarım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder